Bir kis gününün serin havasinda, kuzeye dogru baktiginizda, Sandras ve Çal Daginin karli doruklarina dogru daglar adim adim uzamakta. Sizin arkanizda, güneye dogru ve evimizin esiginden yükselmeye baslayan daha bir mütevazi ama bir o kadar da güzel olan Kösten dagi ile Kocadere kanyonu. Iste bizim mihrakimiz  burada yatiyor.

Gezmeyi ve dogayi sevenler için, özellikle baharda, ki buranin bahari Ocak baslarinda baslar, canlandirici yürüyüsler yapilabilir.  Belki siz, arada sirada bir su baskinindan veya gerçekten harikulade simsekli, yildirimli bir firtinadan kaçmaya çalisabilirsiniz, fakat bu iliman bölgede her yer renklerine ölmek isteyebileceginiz çiçek  halisina bürünür.

wp74fc9685_0f.jpg
wpfc1ca74b.png

Anemonlar her yerde, her renkte beyazdan koyu kirmiziya, maviden mora, renklerin  her tonunda halilar olusturur.  Orkideler, siklamenlerle beraber çoklukta, ve bahar sonuna dogru, Türkiye'nin milli çiçegi laleler çikar.   Ayrica burada ciddi bir sekilde nesli tükenen Alkanna muglilae bulunur.   Asagida yerel bir çiçegin fotografi.Kocadere ve çevresinde iki aylik bir dönem içinde fotograflanan yüzlerce degisik türde çiçek açan bitkiler.

Buralarda ilaçlama pek bilinmediginden, tarlalar ve tarla 'an'lari bir renk cümbüsü, flora ve fauna çesitliligi içerir.

Saygin bir Alan Biyologu olan Paul Hope Kocadere'nin flora ve faunasinin arastirmasini baslatti.  Bu çalisma en az bir yil alacak ve sonunda 'Walkers' ('Yürüyenler') ve 'Nature Lover's Guide' ('Doga Sevenler Rehberi')nde yer alacak. Bu web sitesinin sponsoru, bu kitabin yayinlanmasina destek verecek.  Mahalli olarak bu kitap bulunacak ve bütün geliri Köy Dernegi'ne gidecek.  Bu arada Paul'un harika kitabi 'Walking and Birdwatching in South West Turkey' ( 'Güney Bati Türkiye'de Yürüyüs ve Kus Gözlemi')ni tavsiye ederiz.  paulhope at superonline.com.

Genelde sagduyu ile hazirlanildiginda yürüyüs gayet emniyetlidir.  Uzun bir süre kaybolmak imkansiz, çünkü her an devamli kullanilan bir yol veya patikayla karsilasabilirsiniz.  Herhangi birini takip ettiginizde 'bir yere' ulasmaniz uzun sürmez.

wp58350551_0f.jpg

Çevreyi kesfetmeye baslamanin en iyi noktasi Ortaca-Dalyan anayolu üzerinde  Ley Ley Restoran'dir.  Ayni zamanda bitis noktasi olarak da mükemmel bir yer, burada yemekler kusursuz ve fiatlar da oldukça uygun (köylülere sorunuz).  Burada çalisanlardan yön sorabilirsiniz, biraz su ve yiyecek almayi unutmayin ve burnunuzun dikini takip edin.  Bir baskasinin mülkünü ihlal etmekten korkmayin, burasi Türkiye, Ingiltere degil!  Ve, eger zamanlamanizdogru ise yerel çiftçiler portakallarindan en azindan bir tane denemeden giçerseniz çok kirilirlar.  Sadece, davet edilmedikçe bir çanta dolusu almayiniz.

Cennette Gezme

Narenciye bahçelerinde, vadide veya dagda yürürken gözlerinizi açin - yere, etrafa ve yukarilara bakiniz.  Sahinler, arikuslari, kaya sivaci kusu, kizil sincaplar, ates semenderleri (sakin dokunmayin), porsuklar, tilkiler, yabani domuzlar (uzak durun), atmaca, kirmizi dogan, (bu liste hiç bitmeyebilir), keçi sürüleri ve birkaç köylü.  Kaç degisik türde çiçek göreceksiniz?  Fotograf makinanizi unutmayin, böylelikle çiçegi degil de resmini alirsiniz.

Kocadere etrafinda ve dagin içlerine dogru giden patikalarda gezinirken, bu kirlenmemis bölgenin buradaki insanlar için ne kadar degerli oldugunu anlayacaksiniz.  Baktiginiz her yerde vitamin ve mineral deposu olan sifali bitkiler köylülerin günlük besin ihtiyacini karsilamakla kalmayip Dalyan ve Ortaca pazarlarinda satilarak onlara gelir getiriyor.

Burada defne, kekik, isirgan otu, adaçayi, yabani mercankösk, dereotu, rezene, nane, hardal, yabani sarimsak, sari papatya, kus burnu, mersin, filiz, kuzukulagi ve sayilamayacak kadar baska bitkiler bulunuyor.  Lezzetli sari ve siyah mantarlar yaz mevsiminden sonraki ilk yagmurlarda çikarlar.  Bunun üzerine sayisiz zeytin, narenciye meyvalarini da katarsak köylülerin bu bölgede yapilacak gelismeleri durdurmak için neden savastiklarini daha iyi degerlendirebilirsiniz.

Tarlalarimiz ve narenciyelerimiz, ve vadilerimiz ve daglarimiz herhangi bir doga asigi, ressam, kus gözlemcisi, fotografçi ve yürüyüs yapanlar veya aylak gezenler için bir cennet.

Aksam inerken kaya 'ada'mizin çevresindeki güzel bir noktada sessizce oturun ve 'Bay Brock' porsuk'un gece yiyecek pesinde kosmadan önce temkinli bir sekilde burnunu disari çikarip havayi koklamasina tanik olursunuz.  Baktiginiz her yerde hayalinizi ve merakinizi tetikleyecek bir seyler, rahatlayacaginiz bir köse veya günün gerginligini yikayip yok edecek bir seyler olacaktir.Kuytu, yarik yerleri kesfederken veya manzarayi ve günesi içinize çekerken sizin duyamayacaginiz seyler, gürültülü - getto müzigi, veya 'ben trendeyim, seni sonra ararim' olacaktir.

Burada taciz ve siddet hissetmek mümkün degil.  Burada olumsuz her sey banyo suyu gibi su deliginden akip gider ve yerini içten, ilik ve parlayan bir baris alir.  Kim bilir, çok dikkatle dinlerseniz kendi benliginizin sesini kuslarin civiltisi veya kirmizi sincaplarin seslerinin üzerinden duyabilirsiniz.  Çiçekleri koklamaya basladiniz mi?  Büyüleyici degil mi?

wp5533b116.gif
wp5533b116.gif
wp5533b116.gif
wp3ca08d02.png
wpe2fa7fca.png